AKLIN YOLU DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKTÜR!

605

Ahmet ÖNAL

Yıl 1931-1932-1933-1934-1935-1936….

Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk’tür, CHP İl başkanları valilerdir.

CHP Parti Meclisi’nin aldığı kararlar, “Kanun Hükmünde Kararnameler” dir.

Tüm devlet memurları CHP’nin doğal üyeleridir.

Türkiye’de bir parti vardır.

“Demokrasi”, sadece CHP’nin parti ambleminde altı oktaki prensipten biri olarak okullarda okutulurken sadece ismi geçen, kendisi olmayan bir kavramdır.

Daha sonra bu tarz bir siyaset ile dünyaya söz dinletmek zorlaştı.

Bunun üzerine iktidar hırsı ile politika yapanlar, 1940’larda göstermelik de olsa “çok partiliğe geçiyoruz” dediler. Bu süreç sancılı oldu. Ardından darbeler, darbe içinde darbeler serisi ardı ardına sıralandı.

Artçı darbeler, sıkıyönetimler, olağanüstü haller, bizleri halden hale evirip çevirdi.

Niyeymiş efendim?

İnsanlar gözünü açmasın, rahat teneffüs etmesin, demokrasiden nasiplenmesin.
Kürt anasını “görmesin” diye imiş!

Tamam, insanlık insanlığından nasiplenmesin, Kürtler ve “ötekiler” analarını görmesin, yanı sıra gün de görmüyor.

Peki, bu hallerle Türkler ve Müslümanlar huzur buluyor mu?

Hayır!

Devlet, Türk-Kürt ve diğer azınlıklardan topladığı vergilerden ben diyeyim 600 milyar dolar, siz deyin 1.2 tirilyon doları savaşa harcadı.
Bu dolarlar ile şimdiki Türkiye’den iki Türkiye daha yeniden kurulabilirdi…

Ama olmadı.

Şimdi olacak mı?

Daha akıllandılar mı?!

Sanmıyorum!

Şimdi bu filmi baştan saraylardan saranları görüyoruz…

Denenmiş ve olmamış yolu yeniden deniyorlar.

Hoş değil!

İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz sömürgeci siyasette kaybetti, vazgeçtikçe kazandılar.

Çünkü sömürgecilik pahalı ve kaybettiricidir.

İspanya, Almanya, İtalya, Japonya, Yunanistan diktatörlükle kaybetti, demokrasi ile kazandı…

Biz de tüm olanlara rağmen;

“Enseyi karartmıyoruz!”

Öğreniyor ve biliyoruz ki Özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi kazandırır!

Sömürge ve Sömürgecilik kaybettirir.

Faşizm ve savaş kaybettirir.

Kaybettirenden vazgeçmek ve kurtulmak aklın yoludur…

Hepimiz eşitlik, demokrasi, barış, adalet, huzur ve dostluğu yeğleyelim.

Bu, aklıselime davettir.

Hepimiz davete icabet edelim!

Ne olur, aklımızı insanlığın kaybetmesi için değil, hepimizin kazanacağı bir dünya için çalıştıralım.

Bunu yapmak çok mu zor?!