4 MAYIS 1937 BAKANLAR KURULU KARARI ‘ve DERSIM TERTELESI…

291

Ahmet Önal

4 Mayıs 1937’de, TC Bakanlar Kurulu, Dersim kırımının kararını almadan önce pek çok rapor hazırlanmıştır.

Tüm raporlar bu soykırımın icra edilmesi gerekliliğine dikkat çekerek, nasıl bir yol izleneceği, halkın katliam karşısındaki tepkileri, bu bölgenin dini kimliğinden dolayı çevre bölgelerderdeki Kürtlerin reaksiyonları vs. tamamı tespit edilmiş, olası gelişmelere karşı tedbirler ortaya konmuş ve nasil bir yol izleneceginin detayları planlanmıştır.

Abidin Özmen, Ismet Inönü, Celal Bayar, Sakallı Nurettin Paşa, Fevzi Çakmak gibi en etkili devlet yetkilileri raporlar hazırlamıştır.

Bu raporları dikkate alan meclis, 18 Maddeden oluşan “Tunceli Kanunu(1935) olarak bilinen bir bölgeye özgü özel kanun çıkarmış ve 18 maddenin tamamı net bir soykirim belgesi niteliğindedir…

Bu raporların tamamına son şekli veren Atatürk’ün kendisidir.

Dersim kırımının planlanmasına dair, Trabzon’da bizzat Atatürk birifing alıp vermiş ve üzerinde çalıştıkları harita bugün Trabzon müzesinde korunmaktadır.

4 Mayıs 1937 devletin en yetkililerinin çıkardığı rapor ve kanunların ışığında Bakanlar Kurulunun harekete geçme kararıdır…

Aslında 1911’de Selanikte İttihat ve Terakki’nin Türk ve Müslüman olmayan halkları jenoside tabi tutarak arındırmaya başlayan Fiziki SOYKIRIMLARIN, Kürtler üzerinde bilakis uzun sürece tabii tutularak uygulama projesinin, Dersim özgülünde de fiili olarak başlatma kararının hayatta geçirilmesi tarihi ve icraatıdır…

Bu plan kişilerin değil, bir devlet projesi ve planlanmasıdır. Bu durumu kişilere yüklemek devleti aklama ve yapılan jenosidi gizleme gayretidir.

4 Mayıs 1937 yılında, Dersim’in nüfusu 130 bin kişidir. 1938 sonrasında Dersim’in nüfusu 30 bin kişidir.

30 bin kişinin sürgüne gönderilmiş olduğu rapor edilmiştir.

Burada 70 bin insanın ise ortadan kaldırıldığı, öldürüldüğü tespit olunmaktadir.

Bu kadar büyük bir katliamı kişilere yığarak, kişileri suçlayarak olayı devletin sorumluluğundan çıkarmaya yeltenmek mümkün olmayan, mesnetsiz tespitlerdir…

Bu arada belirtmeliyiz ki, Dersim Alevi Kürt jenosidi ile Kerbela’nın hizip kavgasını mukayese edip 7. yy. ile 20. yy. kadar uzak olaylarını birbirine karıştırmak da körlük olur.

 

TEILEN
Önceki İçerikTÜRKİYE ÇIKMAZDA!
Sonraki İçerikÇEPO Û RASTO